Kadir YAŞAR
Kadir  YAŞAR
uzakdoruk@hotmail.com
Başlarken
  • 2
  • 07 Aralık 2018 Cuma
  • +
  • -

Şehrimizin önde gelen kültür adamlarından eğitimci Murat Ertaş, Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 100.yılı nedeniyle kaleme aldığı ve mart ayında farklı dergi ve gazetelerde yayımlanan “100.YIL YAZISI: ERZURUM VATANDIR, TÜRKİSTANDIR” başlıklı kapsamlı makalesinde şehrimizin sosyo-kültürel yapısının oluşturan dinamikleri sarih bir şekilde izah etmişti. Erzurum’u her yönüyle yeniden tanımlama çabasıyla kaleme alınmış yazıda şehrimizin geçit şehri, bilge şehir, hudut şehri, kilit şehir, garnizon şehir gibi birçok adlandırmasından sonra en önemli tespiti şuydu “Erzurum bir şehirden öte vatandır!” Daha evvel Anadolu’nun önsözü de dediğimiz Erzurum’un bir vatan kıymetinde oluşunu tarihi ve stratejik gerekçelerle ifade eden Ertaş, Anadolu’da, belki dünyada hiçbir şehrin etrafında çağının kaleleri diyebileceğimiz 50 civarında tabya olmadığının altını çizmiş ve eklemişti. “Erzurum sadece bir şehir olaydı, her şehrin etrafında bu kadar tabya olması gerekirdi.

Evet, kıymetli okurlarımız,

Erzurum jeopolitik, stratejik açıdan Asya ve Avrupa’nın birbirleriyle tanış olduğu ilk kapıdır. Doğu ve Batı medeniyetlerinin ortak eseridir Erzurum. İlginç bir durum söyleyeyim size, belki de Anadolu’da isminde “Roma” ismi geçen tek şehir Erzurum’dur. Bilirsiniz kelimenin sonundaki “-rum” Roma’nın kısaltılmasıdır. Bir de buna Mevlânâ’da rastlarsınız. Mevlânâ Celaleddin Rumî… Anadolu’nun eski adı: Rumeli… Daha sonraki yıllarda Trakya bölgesine Rumeli denmiştir. Erzurum hem Doğu’dur hem Batı..

Biz de ticaret, kültür, inanç, savaş ve göç yollarının kavşağında bulunan Erzurum’u Türk vatanının doğudaki can boğazı olarak görüyoruz. Evet, Erzurum vatandır. II. Abdülhamit de öyle dememiş miydi, 93 Harbi yıllarında: “Erzurum düşerse Anadolu düşer!”

Erzurum vatandır!

Kurulduğu günden bu yana birçok medeniyete kapı olan, vatan olan Erzurum bin yıldan fazladır Türk vatanı. Vatanın başı her sıkıştığında Erzurum yedisinden yetmişine can havliyle vatanın imdadına yetişmiştir. Bu Aziziye tabyalarında, Kargapazarı dağlarında, Yemen’de, Çanakkale’de, bayrağımızın gölgesinin düştüğü her karış toprakta böyle olmuştur. 1918’de Müştak Sıtkı Dursunoğlu’nun yazdığı şiirde söylediği gibi “İlk sesi haykıran yüce Erzurum / Vatanı kurtaran yüce Erzurum” olmamış mıdır, göğe en yakın şehir Erzurum.

Erzurum hep uzak şehir olmuştur, hudut şehir. Dolayısıyla bıçkınlığı ve dadaşlığı biraz da hudutlarda bir başına kalmasıyla ilgilidir. Sadece garnizon olarak değil, ilim irfan adamlarıyla ve yuvalarıyla da muhafaza eylemiştir Anadolu’yu hudut boylarında.

Erzurum Kadı Darirlerin, Nefîlerin, İbrahim Hakkıların, Ziya Paşaların, Emrahların, İsmail Saib Sencerlerin, Sümmanilerin, Alvarlı Efelerin, Reyhanilerin, Ömer Nasuhi Bilmenlerin memleketi… Söz ustalarının, nüktedanların… Erzurum, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun, Mümtaz Turhan’ın, Nurettin Topçu’nun fikir mayasını oluşturan şehir.

Merkezden ıraklık ve hudutlarda bir başınalık Erzurum insanının karakterinde “muhalif ruh” olarak kendisini göstermiştir. Çoluğu çocuğuyla, kadını erkeğiyle Rusa direnmesi gibi devletin koyduğu ağır vergilere de zaman zaman isyan etmiş hassas bir ruha sahiptir Erzurumlu. Erzurum demek bölge demektir. Erzurum’da bir taş yerinden oynasa tüm bölgede çatırtılar duyulur. Muhalif ruhu ve asabisiyle kendisini ve Anadolu’yu koruma gücünü gösteren Erzurum, aynı zamanda doğudaki ilk matbaanın merkezi olmuştur.

İlk matbaa doğuda 1867’de “König Bauer” marka baskı makinasıyla Erzurum’da kurulmuş ve aynı yıl Envâr-ı Şarkiye gazetesi çıkarılmıştır. Vilayet gazetesidir bu. Ama aynı matbaada Hadikatü’l Ahrâr, Bingöl-Necat, Sadâ-yı Şark, Fârık, Albayrak, Bizim Gazata, Atayolu, Ajans Haberleri gibi birçok gazete farklı dönemlerde süreli yayın olarak çıkarılmıştır. Erzurum vatanın, milletin, bölgenin, halkın sözü, çığlığı olmuştur bu gazetelerle…

Evet, mübarek şehir Erzurum, mülk-i İslam’ın kilidi Erzurum…

Tarihi sorumluluğu ve şehir kimliğiyle varlığı vatana her zaman güven veren Erzurum’da sesine yepyeni ve güçlü bir ses de biz katmak istiyoruz. Kurduğumuz yepyeni haber sitemizin adını kadim mirasın yüklediği şuurla ERZURUM VATAN dedik. Rabbim hayırlı eylesin.

ERZURUM VATAN düzeyli bir dil kullanacaktır hep. Şehrin gerçek meselelerini apaçık ortaya koyacak, halkın ve bölgenin sağduyusu olacaktır.

ERZURUM VATAN kesinlikle suya sabuna dokunmadan şehre dokunmayacak, ellerini kirletmeyecektir.

ERZURUM VATAN şehrin siyasetinden, ticaretine, kültüründen, eğitimine, insan kaynağından doğasına her alanda gündem oluşturacak konularla karşınızda olacak, yepyeni kalemler kazandıracaktır şehrimize…

ERZURUM VATAN günlük dedikoduların, çıkar çatışmalarının, iftira ve şantaj haberciliğinin, itibar suikast girişimlerinin uzağında olacaktır.

ERZURUM VATAN münevver insanların buluşma noktası olacaktır. Niyet hayır akıbet hayır inşallah…

Kıymetli dadaşlar, selamlama yazımı Erzurum’da çıkan ilk özel gazete olup sade Türkçesiyle halkın sevgisini kazanan Hadikatü’l Ahrâr (1891) için Müftüzâde Abdullah Efendi’nin kaleme aldığı şiirle tamamlamak istiyorum. Bu nefis şiiri biraz da ERZURUM VATAN’ı anlattığını düşünerek…

Şitâdan eyler iken halk-ı memleket şekva
Getirdi tâze baharı Hadikatü’l Ahrâr

Birinci nüsha-i mergube neşr olur olmaz
Kulûb-i ümmete saçdı demet demet ezhâr

Bu hüsn-i himmete tebrik eder, teşekkür eder,
Değil ehal-i belde bütün sigar ü kibâr

Ademden etti zuhur ihtiyar-ı zahmet ile
Vatanda var ola cumhur-ı nühbetü’l-ahrâr

Bütün cerâid-i Osmaniyan olur memnun
Vücuda geldiğiçün dâder-i nevin ahbâr

Yazılsa sade güzel Türkçe bir zemin üzre
Uyandırır dil-i milletde kopter-i efkâr

Temenniyatımız oldur dem-i Mesih gibi
Cihana ruh vere yazdığı melih asâr

Sahaifde açıldıkça gülistani makal
Revacını ede tezyidi hazret-i settâr…

Son söz… Erzurum’da güzel şeyler olacak. İsmet Özel’den mülhem diyoruz ki: “Toparlanın Erzurum’dan gitmiyoruz!” Selam, saygı ve muhabbetlerimle…

Kadir YAŞAR
Erzurum Vatan Gazetesi Sahibi

Sosyal Medyada Paylaşın:

2 yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?