Kelin İlacı Var! Kim Sürünmek İster?

Kelin İlacı Var! Kim Sürünmek İster?

Kelin ilacı olsa başına sürer! Sürmediğine göre ilacı yok mu? Yaşadığımız günler algı yönetiminin ve manipülasyonun belki de en çok kullanıldığı zamanlardır. Günümüzde manipülasyona maruz kalmamış bir alandan söz etmek neredeyse imkânsız. Ekonomiden sağlığa, eğitimden sanata hemen her yerde karşımıza çıkan bu olgunun en tehlikeli yönü çok ustaca yapılması ve insanları derinden etkileyecek bir güce sahip olmasıdır. Öyle ki bunlar artık görünmez ve yumuşak diktatörlüğün en önemli propaganda aracı haline gelmiştir.

Şerif Mardin biraz da olumsuz bir bakış açısıyla “mahalle baskısı” kavramını kazandırmıştı düşünce dünyamıza. Yapmak istediğimiz bir şeyi dar ya da geniş çevremizden çekinerek yapmama ya da tam tersi yapmayı düşünmediğimiz bir şeyi aynı sebeplerle yapmak. Anlaşılabilir en kısa tanımı böyle mahalle baskısının. Mahalle baskısı, yıllarca belki yüzyıllarca toplumun/milletin biriktirdiği olumlu ya da olumsuz değerler sebebiyle kendini hissettiriyor. Bu yüzden mahalle baskısının sözleşilerek oluşturulmuş bir usulü, kendine ait bir sistematiği veya bir örgütlenmesi söz konusu değil. Tamamen gelişigüzel ortaya çıkar. Ancak manipülasyonların ve algı yönetimlerinin böyle olduğunu söyleyemiyoruz. O maalesef bu kadar masum değil. Gücü elinde tutma arzusuyla her türlü çılgınlığı yapabilecek bir sistem tarafından incelikle organize ediliyor. Tabii ki bu güç odağının tüm manipülasyonları bizzat yürüttüğünü söylemiyoruz. Ancak doğrudan ya da dolaylı bu işe destek verdiklerini ve kendileri organize etmese bile başkalarının gönüllü olarak yaptığı bu manipülasyonların onların işine yaradığını söylememek bir hakikati gizlemek olur. Her ânımızın merkezi haline gelen medya (TV, gazete, sosyal medya, sinema hepsi bir bütün olarak düşünülmelidir.) yapılan bu manipülasyonun en önemli aracıdır. Medyada görselliğin süratle artması ise bu araçların etkisini katbekat artırmıştır. Medyanın etkisi ile artık bireyler farkında olmadan çok güçlü bir psikolojik baskıya maruz kalıyor. Birilerinin bilinçli ve sistematik olarak kurguladığı bizim de farkında olmadan, rahatsızlık duymadan maruz kaldığımız bir baskıdır bu. Mahalle baskısına rahmet okutan küresel bir baskı. Bu baskıyla sistemin gücünü elinde tutmayı amaçladığını söyledik ama bunu nasıl yaptığı bizim bu gücü ayakta tutmak için gönüllü olarak neler yaptığımız bu yazının sınırlarını aşan bir konu. Ben sadece bu baskı sonucu yine bilinçsizce içine düştüğümüz duruma dikkat çekeceğim.

Uygulanan yöntemler sebebiyle yönlendirmenin çok etkili. Bunu şuradan anlıyoruz:  Bu manipülasyonun farkında olan insanlar dâhi baskının ve yönlendirmenin etkisinden kurtulamıyor. Kendi fikirlerine, araştırmalarına, tahminlerine, deneylerine vs…  dâhi şüpheyle bakıyor. Evet, aslında kel ilacını buluyor, kelin ilacı var ve bunun faydalı olacağını da biliyor. Ancak o kadar çok manipülasyona maruz kalmış ki kendi bile ilacını kullanamıyor. Kendinden emin olamıyor. Sorunlara bulduğu çözümleri etrafına tavsiye ediyor sadece. Onu dikkate alıp kullananlar faydalanıyor, olumlu etkisini görüyor iyileşiyor ama kel kendinden emin değil. Bu noktada kelin tavsiyelerine muhatap olan iki insan tipinden bahsetmekte fayda var: Bunlardan ilki manipülasyonların farkına varamadığı için “kelin ilacı olsa kendi başına sürer” diyerek onun tavsiyelerine kulak tıkayanlar. İkinci tip ise yukarıda da bahsettiğimiz manipülasyonların farkına varan ancak maruz kaldığı küresel baskının etkisinden kurtulamadığı için harekete geçemeyenler. Onlar kelin tavsiyelerini duyunca aradığı şeyi bulduklarını düşünüyorlar ve kelin söylediklerine itimat ediyorlar. Çünkü kendileri de benzer şekilde düşünüyor ancak destek bulamadıkları için tıpkı kel gibi kendilerinden emin olamıyorlar. Kel onlara bu imkânı sağlıyor, kendileriyle yüzleşip kendi düşüncelerini kabul etme imkânı. Böylece o da bir kel oluyor. Ama ilacı kendi başına süren bir kel. Manipülasyonların farkına varamayanlar onu suçlamak için bu kez başka bir sığınak buluyorlar: “Hem kel hem fodul.” Çünkü onlara göre her şey güllük gülistanlık. Farkında olmayan insan için farkında olanlar boş şeylerle uğraşıyor. Bunu tavsiye ettiklerinde ise kibirli ve ukala oluyor. Ama tüm bunlara rağmen bilmeliyiz ki insana yakışır gibi yaşayacaksak bu keller sayesinde hatta hem kel hem fodullar sayesinde olacak. Kellere üstüne bir de fodul olanlara selam olsun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?